Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

29 Temmuz 2013 Pazartesi

EMRİ BİL MARUF VE NEHYA ANİL MÜNKER (İYİLİĞİ EMRETMEK KÖTÜLÜKTEN SAKINDIRMAK)


EMRİ BİL MARUF VE NEHYA ANİL MÜNKER
İYİLİĞİ EMRETMEK KÖTÜLÜKTEN SAKINDIRMAK
Türkçe anlamı iyiliği emretmek ve kötülükten alıkoymaktır. Maruf:Dinin emrettiği, Münker: dinin yasakladığı şey demektir. Başka bir deyişle Kuran ve sünnete uygun düşen şeye maruf, Kuran ve sünnete uygun düşmeyen ,Allahın razı olmadığı şeye de münker denir.Kuranı kerim bize bu hususu şöyle açıklıyor.
ALİM YETİŞTİRMEK TÜM MÜSLÜMANLAR ÜZERİNE FARZDIR
AYET: (Ali imran-104)” Sizden hayra çağıran, marufu emreden, münkerden vazgeçirmeye çalışan ,bir ümmet bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.’’
buyrulur. Bu ayette Cenabı hak dini öğreten ve öğrenen Alimleri yetiştirmenin; Bütün müslimanlar üzerine farz olduğunu, böyle alimler yetişmezse tüm müslimanların bundan sorumlu olacağını bildiriyor. Peki iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışmak sadece alimlerin görevimidir? Hayır.
İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN VAZGEÇİRMEK KADIN ERKEK BÜTÜN MÜSLÜMANLARIN GÖREVİDİR.
وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاَةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَيُطِيعُونَ اللّهَ وَرَسُولَهُ أُوْلَئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللّهُ إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
AYET: (Tevbe-71)”Mümin erkeklerde ,mümin kadınlarda birbirlerinin velileri(sorumluları)dir. Bunlar (tüm kadın ve erkek müslimanlar)insanlara iyiliği emrederler, Kötülüklerden vazgeçirmeye çalışırlar.’’
Demek ki islamı anlatmak , iyiliği emretmek, kötülüklerden vazgeçirmeye çalışmak görevi sadece alimlere verilmiş bir görev değil, Bütün müminlere verilmiş görevdir.
Sayın okurlarım bu konuda birçok Hadisi şerif mevcuttur. işte bir Hadisi şerif.
HADİS:”Sizden kim bir kötülüğün işlendiğine şahitlik ederse onu eliyle derhal engellesin, Eğer buna gücü yetmezse, diliyle engellesin, eğer buna da gücü yetmezse, kalbiyle buğz(red etmek,inkar etmek,karşı olmak,katılmamak ) etsin. Kalbiyle buğz etmek imanın en zayıf noktasıdır.(Müslim-Riyazüssalihin-169)
Sayın okurlarım Peygamberimiz bir kötülüğü gördüğümüz zaman bana ne? neme lazım, boş ver, bana mı düştü anası var babası var, akrabası var, oğlu var kızı var, polis var jandarma var, devlet var, demememizi; Karışırsam bana kızar, aramız bozulur, bana hakaret eder, bana küser , darılır, beni döğer, bana zarar verir. Diye düşünerek karışmamazlık edemeyiz. Çünkü böyle bir şey olsa Peygamberimiz(sav) şu haller hariç diye buyururdu böyle bir kayıt koymadığına göre ne pahasına olursa olsun. yapılan kötülüğe elimizle mani olmamız gerektiğini. Mesela bir kişi birisini döğüyor. Veya başka bir kötülük yapıyor. Elimiz ile mani olmaya çalışacağız. Baktık ki buna gücümüz yetmiyor. O kişiyi dilimizle uyaracağız. Baktık ki oda fayda etmiyor. Etrafımıza bağırarak, polis çağırarak yardım istemeliyiz. Ve o kişiyi içimizden kınamalıyız. Adam durup dururken döğmez kim bilir ne suçu varda döğüyor. Diye düşünmek müslimanlığa yakışmaz. Ne yazık ki bugün Peygamberimizin en zayıf iman dediği kalbimizle bile buğz etmiyoruz. Televizyonlarda görüyoruz. Gazetelerde okuyoruz. Adam karısını sokak ortasında döğüyor, öldürüyor.Yanındakiler maç seyreder gibi seyrediyor. Ne eliyle , ne dili ile mani olan var ne polisi çağıran ne etrafa bağırıp yardım isteyen. En kötüsü de imanın en zayıfı olan kalbiyle buğz etmek te yok. Adama hak veriyorlar. Aman Allahım ne hallere düştük. İslamdan insanlıktan ne kadar uzaklaştık.
Sayın okurlarım Allah(cc) kötülüklere göz yuman, onları yasaklamayan ,normal karşılayan, mani olmayan toplumlara lanet ediyor. İşte ayeti kerime
KÖTÜLÜKLERE MANİ OLMAYANI ALLAH(CC) LANETLİYOR.
AYET: (Maide–78-79)”Onlar birbirlerine hiçbir münkeri(Allahın yasakladığı kötülükler, topluma zarar veren kötülükler) yasaklamadılar. Yemin olsun ki yapmakta oldukları şey çok kötü idi.’’
Sayın okurlarım başka bir ayeti kerimede şöyle buyrulmuştur.
AYET: (Ali imran- 110)’’ Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırsız. Çünkü siz Allaha inanıyorsunuz.’’
Sayın okurlarım bu ayette çok ince bir nüans var. Siz Allaha inanıyorsunuz. Çünkü iyiliği emrediyor, kötülükten vazgeçiriyorsunuz. Peki ya iyiliği emretmeyen, kötülükten vazgeçirmeyen ne oluyor. Varın siz düşünün. Herhalde iman ediyor olmaz değil mi? Peygamberimiz(sav) çeşitli hadisi şeriflerinde özetle
HADİS:” Hz peygamber(sav) çeşitli hadislerinde müslümanların birbirinin çobanı olduğunu; Ellerinin altındakilerden sorumlu olduklarını ;Müslümanlar arasında sürekli birliktelik olması gerektiğini, Zayıfın hakkının güçlüden alınması gerektiğini, Cihadın en faziletlisinin zalim bir devlet başkanına karşı durmak olduğunu bize bildiriyor.bakınız lütfen(Riyasüssalihin167-172)
Sayın okurlarım bir toplumda iyiliği emreden , kötülükten vazgeçiren olmazsa giderek kötülükler yaygınlaşır. Bir kural bir yaşam biçimi haline gelir. Hak ile batıl karışır. Doğrular bozulur. İnsanlar Allahı adaleti unutur. Böyle bir toplumda bulunan müslümanların nasıl tavır sergiliyeceklerini Peygamberimiz(sav) şöyle izah ediyor.işte hadis.
HADİS:” Sizde iki sarhoşluk ortaya çıkmadıkça , Allah(c.c) tarafından gelen hak din üzere devam edin. Bu sarhoşluklardan biri cehalet sarhoşluğu ve ötekisi ise Dünyaya aşırı düşkünlüktür. Siz iyiliği emreder, kötülüğe engel olurken ve Allah yolunda cihat ederken ,içinizde dünya sevgisi oluşunca iyiliği emretmez, kötülüğe engel olmaz. Ve Allah yolunda cihat etmeyi bırakırsınız. O gün kitap ve sünnetin emirlerini yaymaya çalışanlar. Ensar ve Muhacirlerden İslama ilk giren kimseler gibi olurlar.(Bezzar- Mecmuaz-Zevaid-7 cilt-271)
Aman Allahım 1400 yıl öncesinden Peygamberimiz bu günü tarif ediyor. Tamda bize uyuyor. Bugün maalesef Dünya ,makam,mevki,para,şöhret,nam uğruna ve cahilliğimizden dolayı iyiliği emretmez olduk , kötülükten vazgeçirmez olduk . Hele Allah yolunda savaşı aklımıza bile getirmez olduk. Ama bütün bunlara rağmen aramızda dünya sevgisine kapılmayan , cahil kalmamış alimler insanlar var çok şükür. İşte bu kişiler e ne mutlu ki ilk müslümanların kazandığı sevabı kazanıyorlar. İlk müslümanların eriştikleri makamlara erişecekler. Allah(cc) onları başımızdan eksik etmesin Amin.
Sayın okurlarım. Peygamberimiz(sav) bir toplumun son bulması için şunların olması gerektiğini bildirir.
HADİS:”İyileriniz zalimlerinize yardakçılık ederler. Adalet kötülerin eline geçer, saltanat küçüklerin eline geçer. İşte o zaman fitnenin hucumuna uğrar. Birbirinize düşer ve yok olursunuz.(a.g.c.7cilt-286)
Sayın okurlarım tarihi araştırın yıkılan imparatorlukların bu sebeplerden olduğunu görürsünüz.
Allah(cc) Emri bil maruf nehya anil münker in Peygamberimize ve müslümanlara görev olarak vermiştir.
AYET: (Araf-199)” Sen güçlüğü değil kolaylığı seç. iyiliği emret . Cahillerden de yüz çevir.’’
Peygamberimiz(sav) iyiliği emredip kötülüklerden vazgeçirmeyenlerin azaba uğratılacaklarını ve dualarının kabul olunmayacağını bize bildiriyor.
KÖTÜLÜKLERE MANİ OLMAYANLAR AZABA UĞRAYACAKTIR
HADİS:”Nefsim kudret elinde olan Allaha yemin ederim ki Ya iyilikleri emreder. Kötülüklerden vazgeçirmeye çalışırsınız. Yahut Allahın üzerinize azap göndermesi yakındır. Sonra Allaha dua edersinizde duanız kabul olmaz.(Tirmizi- Riyazüssalihin-173)
Sayın okurlarım Ne müthiş Hadisi şerif sık sık yemin etmeyi hoş karşılamayan Peygamberimiz(sav) nasıl da yemin ediyor. Sadece yemin etmesi bile konunun önemini anlatmaya yeter. Siz iyiliği emretmez, kötülükten alıkoymaz ondan sonra da dua edersiniz boşuna dua etmeyin duanız kabul olmaz buyuruyor. Azabı bekleyin çünkü sizde azaba ortaksınız buyuruyor. Peki biz çokta iyi bir insan değilsek iyiliği yapmıyor kötülükten sakınmıyor isek de bu görevi üstlenecek miyiz? Öyle ya sen önce kendine bak denmez mi? Bu durumda ne yapacağız. İşte bu sorunun cevabını peygamberimiz(sav) cevaplıyor.
İYİLİK YAPMAYIP KÖTÜLÜK İŞLEYENDE İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN VAZGEÇİRMEYE ÇALIŞMALIDIR.
HADİS”Siz iyiliğin tamamını işlemeseniz de iyiliği emrediniz. Siz kötülüğün tamamından sakınmasanız da kötülüklerden sakındırınız((Taberani)
Sayın okurlarım hani bizde bir atasözü vardır. Hocanın dediğini yap yaptığını yapma. İşte tamda böyle ben ondan iyimiyim ki haddime mi düşmüş deme şansımız yok . Biz kötü olsak bile kötülükleri önlemeye çalışmamız gerekir. İyiliği emretmek ve kötülükten vazgeçirmeye çalışmak farzdır.
İYİLİĞİ EMRETMEK VE KÖTÜLÜKTEN VAZGEÇİRMEYE ÇALIŞMAK FARZDIR
Kim söylüyor bunu elbetteki Allah(cc) işte ayet.
AYET: (Lokman-17)” Yavrum namazı gereği üzere kıl, iyiliği emret, ve kötülükten alıkoy. Bu hususta sana isabet edecek eziyete katlan, Çünkü bunlar kesin olarak farz kılınan emirlerdir.
Sayın okurlarım bu ayetten de anlıyoruz ki nasıl namaz bize farz ise emri bil maruf ve nehya anil münkerde bizim üzerimize farzdır. Ve şunu da anlıyoruz ki iyiliği emrederken kötülükten vazgeçirirken zorluklara katlanmak ta Allahın bize emridir.Her zorluğa katlanacağız neme lazım bana ne deme şansımız yok.
Sayın okurlarım rastladığımız kötülükleri önlemek sadece insanlık görevimiz değil aynı zamanda dinin emri olduğunu unutmayalım. Üzerimize namaz gibi farz olduğunu unutmayalım. Eğer böyle yapmazsak Allahın lanetine uğrayacağımızı unutmayalım. Kim söylüyor. Peygamberimiz(sav)işte hadisi şerif.
HADİS.”Hayır Allaha and olsun ki ya iyiliği emreder. kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız. Zalimin eli üzerine elinizi koyarak zulmune mani olursunuz. Ve onu Hakka döndürür.Ve hak üzerine tutarsınız. Yahut Allah(cc) bazılarınızın kalplerini diğerlerine benzetir de onlara lanet ettiği gibi sizi de lanete uğratır.(Tirmizi-Riyazüssalihin-
175)